Roberts Dilts Röportajı

24.07.2103
ROBERT DILTS İLE RÖPORTAJ;
S: Öncelikle, bu röportajı yapmayı kabul ettiğiniz çok teşekkür ediyorum.
Burada bulunmaktan dolayı çok mutluyum ve bu mutluluğu, NLP’i ve
NLPU’u ülkemle de paylaşmak istedim. İlk olarak NLP nedir ve NLP’yi ortaya
çıkaran kimdir veya kimlerdir sorusuyla başlamak istiyorum.
R: NLP, nasıl düşündüğümüz, nasıl iletişim kurduğumuz, nasıl
öğrendiğimiz, kararlarımızı nasıl verdiğimizle ilgilidir. Harfleri tek tek
inceleyecek olursak, N; sinir sistemiyle (nervous system), L; lisanla
(language) ve sinir sistemiyle lisanın nasıl bir etkileşim içinde olduğuyla ve
P; programlama ise, bu kavramların davranışlarımızı ve davranış
kalıplarımızı nasıl etkilediğiyle ilgilidir. Kelime anlamı olarak bunları
söyleyebiliriz ama NLP pek çok şey ile ilgilidir; başkalarıyla nasıl iletişim
içinde olduğumuzla, kendimizi nasıl şifalandırdığımızla, başkalarına nasıl
yardım ettiğimizle, nasıl öğrendiğimizle, kararlarımızı nasıl verdiğimizle,
kendimizi nasıl motive ettiğimizle ve en önemlisi “NASIL” sorusuyla ilgilidir.
Hayatlarımızın farklı bölümlerinde yaşadığımız pek çok sürecin nasıl
olduğuyla ilgilidir. NLP burada, University of California Santa Cruz’da,
dilbilim profesörü olan John Grinder ki bu, NLP’nin lisan kısmıydı ve
Matematik ve de Psikoloji (Gestalt psikolojisi ve psikoterapisi) okuyan
Richard Bandler tarafından geliştirildi. NLP’yi başlattılar çünkü onlar,
iletişimde etkili olan kişileri ve belli terapistleri incelemeye başlamışlardi. Bu
kişiler; Gestalt terapinin kurucusu olan Fritz Pearls, modern hipnoterapinin
kurucusu olan Milton Erickson, aile terapisinin kurucusu olan Virginia
Satir’di. İncelemeye başladıklarında fark ettiler ki bu kişiler, insanlara
yardımcı olurlarken ortak kalıpları kullanıyorlar. İnsanlara, stresle baş
etmek, kişilerin kendilerinde mevcut olan kaynaklarını bulmak gibi
konularda yardım ediyorlardı. Bu ilk çalışmalardan bu yana NLP oldukça
gelişti; liderler, iyi yöneticiler, pazarlama-eğitim alanlarındaki insanlara
doğru yayıldı. Dolayısıyla NLP, bir çeşit iletişim ve değişim bilimidir
diyebiliriz. NLP, günümüzde dünya üzerinde oldukça yayıldı ve insanlar
tarafından, nasıl daha fazla yaratıcı olunacağından tutun da, nasıl takım
çalışmasi yapılacağı, nasıl daha iyi bir lider olunacağı, nasıl iyi bir yaşam
koçu olunacağı, nasıl daha iyi bir öğretmen olunacağına kadar pek çok amaç
için kullanılmaktadır. NLP, daha çok iletişimin ve insanlara yardım etmenin
önemli olduğu ve bir değişimin yaratıldığı alanlarda kullanılmaktadir.
NLP’nin bana ait olan bir diğer tanımı da, benim kitaplarımdan birisinin adı
olan; “Tools for Dreamers” (Hayalperestler İçin Araçlar) dır. Bunun
arkasındaki fikir de, NLP’ye başka bir açıdan bakmaktır. NLP bizlere
yardımcı olurken, vizyon, hayal gibi fikirleri dolayısıyla bir takım araçları
verir. Bunlar öyle araçlardır ki, bu vizyonları nasıl somutlaştıracağımın,
nasıl gerçeklik haline getireceğimin yoludur.
S: NLP’yi hangi alanlarda kullanabiliriz?
R: Aslında bunların birkaçından hali hazırda bahsettim ama yine de tekrar
gözden geçirecek olursak, NLP’nin kullanıldığı en büyük alanlardan birisi
kişisel yaşamımız; nasıl daha az stresli, daha enerjik, daha sağlıklı, daha çok
kaynakla dolu olabilirim, nasıl daha iyi iletişim kurabilirim, daha iyi ilişkiler
oluşturabilirim gibi. Bir diğer önemli alan, profesyonel hayatımız. Yaptığım
workshopların çoğu profesyoneller içindir; daha iyi iletişim kurmak isteyen,
daha yaratıcı ve üretken ekipler oluşturmak isteyen, diğerlerinin arasında
oluşan karmaşaları daha etkili olarak çözmek isteyen, büyük firmaların
yöneticileri. Bir diğer alan, sağlıktır. Mesela, doktorlar, hemşireler, sosyal
görevlilerle yaptığım programlar var ki bu yolla, hastalarını daha iyi
anlayabiliyorlar ve destek oluyorlar, iletişim becerilerini geliştiriyorlar.
Ayrıca NLP, satış eğitiminde, yönetici eğitiminde, liderlik eğitiminde
kullanılıyor. Tüm dünyada pek çok büyük firmayla, yöneticilerinin daha iyi
liderler olması ve aynı zamanda daha iyi insanlar olması için çalışmalar
yapıyorum. Yine büyük firmaların insan kaynakları bölümleriyle
çalışıyorum. NLP çok büyük bir değer çünkü NLP, insanların, kendilerinin
en iyi versiyonları olmalarına yardımcı olurken aynı zamanda başkalarıyla
daha etkili bir şekilde iletişim kurmalarına da yarıyor ve bazı karmaşa,
çatışma ve problemlerden de sakınmalarına yardımcı oluyor. Hatta NLP,
firmalarda, doğru işe doğru insanı seçmek için kullanılıyor. Çünkü
insanların neuro linguistic programını bilirsem eğer, o kişinin, işini daha iyi
nasıl yapabileceğini, daha iyi nasıl düşünebileceğini, dünya görüşünü,
motivasyonlarını, değerlerinin ne olduğunu bilirim ve o iş için en doğru
insanın hangisi olduğunu çok kolaylıkla bulurum. Dolayısıyla NLP’nin
kullanım alanı çok geniş. Öğretmenler, hecelemeyi öğretirken, daha iyi
öğrenmeyi öğretirken kullanıyorlar. Eğitmenler NLP’yi kullanıyorlar,
yöneticiler kullanıyorlar. NLP oldukça geniş bir alanda kullanılıyor.
Anksiyete, stres problemi olan insanlara yardım ederken kullanılabilecek,
daha parlak, daha yaratıcı olmak isteyen insanlara yol gösterebilecek, tüm
farklı NLP yöntemlerini gösteren 1600 sayfalık ansiklopedimiz var.
Dolayısıyla NLP’nin sınırı yok. Şunu söylemek isterim ki, bugün yapacağımız
workshoplarda, başlıca grup olarak daha çok danışmanları, koçları, insanlara
bir şekilde yardımcı olanları göreceğiz. Veya büyük firmalarla çalışırken,
özellikle yüksek potansiyeli olan, gerçek bir lider olma ihtimali olan
yöneticilerle çalışacağız. Evet, NLP, motive etmeye ve odaklanmaya yardım
eder.
S: NLP’den, annenizin sağlık problemleri için faydalandığınızı biliyorum.
Sakıncası yoksa bize biraz bundan bahsedebilir misiniz?
R: Nasıl düşündüğümüzün, nasıl iletişim kurduğumuzun, hayatlarımızla
nasıl başa çıktığımızın, ne tarz alışkanlıklarımızın olduğunun; yemek, vs.
gibi, tüm bu şeylerin, sağlığımızı etkileyebildiğini her zaman için biliyorduk.
Ama annemle birlikte, nasıl düşündüğümüzün, inançlarımızın, içsel
programlanmamızın yani NLP dilinin, kendimiz hakkında ne
düşündüğümüzün, kendi kendimize ne söylediğimizin sağlığımızı nasıl
etkileyebildiğine dair daha direkt ve net bir anlayışa sahip oldum. Annemin
durumunda ise o, göğüs kanserine yakalandı ve ilk önce NLP’yi kullanmayı
reddetti. Kendisi, bir hemşireydi ve sadece doktora gitti ve doktor, tüm
göğsünü aldı ve ona şöyle söyledi, “Kanserini tedavi ettik.” Ama iki seneden
daha kısa bir zaman sonra, kanser diğer göğüste geri geldi ve bu sefer, aynı
zamanda mesaneye, yumurtalıklara, kemik iliğine, neredeyse bedenindeki
tüm kemiklere yayılmıştı. Bu göğüs kanserine 4. Seviye dediler ki bu, en
ilerlemiş seviyeydi. Bu sefer doktorlar şöyle söylediler, “Bu, oldukça agresif
bir kanser türü, oldukça fazla yayılmış. Biz gerçekten size yardımcı
olamayız.” Doğal olarak bu bizim için büyük bir kriz oldu, korkunçtu,
hayatlarımızda büyük bir parçalanmaydı. Annem, hayatının bittiğini
düşündü. Ama sonra biz, doktor ona tıbbın yardım edemeyeceğini, onun için
hiçbir şey yapamayacaklarını, onu tedavi edemeyeceklerini söylediği için,
“Haydi NLP’yi deneyelim.” dedik. O dönemde, psikonöroimmunoloji gibi
çeşitli bilimsel kanıtlar vardı. Biliyorsunuz psiko; psikoloji, nöro; sinir sistemi
demektir. Immune sistemde ise psikolojiyle bağlantılı olarak sinir
sistemimizin ve immune sistemimizin nasıl tepki verdiği vardır. Düşünce
sisteminizle, ne tür strese sahip olduğunuzla, immune sisteminizin
performansını arttırabileceğinize veya ona müdahale edebileceginize dair
çalışmalar vardı. Dolayısıyla biz de annemin sağlıklı olabilmesi için ne tür bir
çalışma yapabileceğine dair araştırma yapmaya başladık. Aynı zamanda,
görselleştirme gibi tekniklerle, insanların bağışıklık sistemlerini
uyarabileceklerine, canlandırabileceklerine, psikolojik metodları kullanarak,
tümörleri küçültebileceklerine, diet gibi metodların etkilerine dair kanıtlar
da vardı. Dolayısıyla annemle, nasıl bir hayat istediği üzerinde odaklanarak,
nasıl sağlıklı olabileceğine odaklanarak çalışmaya başladık. NLP her zaman,
bir hedef koymak ile başlar. Nereye gitmek isterdin, eğer sağlıklı ve iyi
olabilseydin, nasıl görünürdün, bu nasıl bir sese sahip olurdu ve nasıl
hissettirirdi? NLP’de buna, hayatımda yapmak, gerçekleştirmek istediğim,
motive edici şey anlamına gelen, “ilgi uyandıran gelecek” diyoruz. Daha
sonra, önemli bir aşama olan, inançlarla çalışmaya başladık. İnançlarla
çalışmaya başlamak, “Ben yapabilirim.” demektir. Bu mümkün, benim bunu
yapma becerim var, demektir. Hatta, ben bunu hak ediyorum demektir.
Benim bu pozitif, sağlıklı yaşama sahip olma iznim var, demektir.
S: O zaman, çalışmaya önce pozitif inançlarla başlıyorsunuz.
R: Evet, sonra da bana müdahale edenler, yolumda duranlar nelerdir ona
bakıyoruz. Bunlar, insanların kendi kendilerine söyleyip durdukları,
sınırlayıcı inançlar, geçmiş, negatif anılar formunda ortaya çıkabilir. Bunlar,
içsel programlanmamızın bir parçasıdır. Bir çeşit engel, bir çeşit direnç veya
bir çeşit şüphe olabilirler. Tüm bu engelleri, şüpheleri tanımak ve kabul
etmek zorundayız. NLP’nin anahtar parçası olan “kaynaklar”ı, kişiye
taşımamız gerekir. Bunları, kişinin kendisini dönüştürmesine yardımcı
olmak, öncelikle de bu programları tanımak için yaparız çünkü NLP’ deki
herhangi bir çalışmada en önemli olan şey, programın ne olduğuna dair
farkındalık oluşturmaktır. NLP’nin prensiplerinden birisi de, bu
programların isteyerek, bilinçli olarak yaratılmadığıdır. Çocukluğunuzdan
gelen programlanmalar ve pek çok etken vardır. Toplum etkeni, aile etkeni,
medya etkeni… Ve biz, davranışlarımızın, hangisinden kaynaklandığını
bilemeyiz. Dolayısıyla, ne düşünüyorum, nasıl düşünüyorum, çok önemli.
Bunlar ilk aşamada çok da bilinçli değildir. Nörolinguistik
programlanmamız aslında hiç bilinçli değildir. Ama bunlara bilinçli hale
gelebiliriz. Ben de annemi, şüphelerine, yarattığı negatif alışkanlıklara,
strese veya içsel türbülansına, çok sayıdaki içsel çatışmasına karşı bilinçli
hale getirmeye başladım. Aslında, onun yaşadığı en temel olay, kendisiyle
ilgili büyük çatışmaydı. Kendisinin kim olduğunu, rolünün ne olduğunu,
NLP’de tanımladığımız, misyonunun ne olduğunu, neden burada olduğunu,
fonksiyonunun ne olduğunu sorgulayıp duruyordu. Tüm bunlar daha net
hale gelmeye başladıkça, kendine ait kaynaklarla bağlantısı artmaya başladı,
daha pozitif, daha motive, daha özgüvenli olmaya başladı ve tüm bunların
sonucu olarak da daha sağlıklı olmaya başladı. Stresi azaldı, hayattan keyif
alması ve mutluluğu arttı ve dikkat çekici bir şekilde, spontan olarak iyileşti.
Doktorlar, bunun kendi tedavileri neticesinde değil onun bazı şeyleri
değiştirmesiyle gerçekleştiğini fark ettiler. Bunu o da biliyordu. Eğer
doktorların söylediğine inanıp, bunu kabullenseydi, muhtemelen birkaç ay
yaşardı. Bu inancı değiştirip tamamen iyileşti ve 18 yıl daha yaşadı. Bu, beni
hayretler içerisinde bıraktı ve bir şeyleri eklemenin gücünü bana gösterdi.
Sanırım şunu söylemek önemli, doktorlar bir şey yapamayacaklarını
söylediğinde, annemin düşünceleri ve inançları önemli bir hale geldi. Ben,
sağlıkla ilgili başkalarıyla da çalıştım ve bunlardan birisi de eşim Debrah.
Geçen sene göğüs kanseriyle ilgili tedavi gördü ve onun kanseri tedavi
edilebilir türdendi. Ama biz, aynı zamanda NLP tekniklerini de kullandık ve
bu, tedavileri çok daha etkili hale getirdi. Bu, dışsal kaynaklarla, içsel
kaynakları birlikte kullanmak demektir. Ve her şey, her zaman, iki kaynağı
birlikte kullanırsanız çok daha iyi olur. Çünkü, birileri dışsal kaynaklarla
bana yardım etmeye çalışırken, benim içsel engellerim varsa, dışsal
kaynaklar, çok da etkili olmayacaktir. Ama ben sadece içsel kaynaklarımı
kullanıyorsam, bu da belki yardımcı olabilir ama her tür kaynağı kullanmak
çok daha faydalı olur. Sağlıkta NLP yaklaşımı, tedavi çeşitlerini entegre
etmektir. İlaç, ameliyat, vs. Dolayısıyla doktorlar, hemşirelerle yaptığımız
programlar var bizim. Hastalarına nasıl yardımcı olabileceklerine, sadece
tıpla değil, aynı zamanda nasıl streslerini azaltabileceklerine, nasıl
kaynaklarını kullanabileceklerine dair. Aynı zamanda inanç önemli. NLP ile
ilk çalışmaya başladığım zamanlarda, oldukça anahtar bir öğe olan, placebo
etkisini gördüm. Kendisine verilen, içinde herhangi bir tıbbi içerik olmayan
ilaçları içen kişiler, sıklıkla iyileşiyorlar çünkü onun, kendilerine yardımcı
olacağına inanıyorlar. En önemli şey olan, “inanç” var burada. Yapılan bir
araştırmada, 200 tane kanser hastasının iyileşmesi incelenmişti. Ölmeleri
beklenen 200 hasta. Yıllar sonra, bunların nasıl bir tedavi uyguladıklarını
araştırmaya başladılar. Yapılan araştırmada, aslında farklı farklı yöntemler
uyguladıklarını, 200 hastada ortak olan tek şeyin, uyguladıkları tedaviye
inanmaları olduğunu fark ettiler. NLP, özellikle sağlık alanında insanlara
yardımcı olurken, öncelikle onların, kendilerine uyguladıkları tedaviye
inanmalarını sağlamaya çalışır. Aynı zamanda NLP, sınırlayıcı inançları,
kendilerine engel olan, müdahale eden inançları bulmaya ve bunları
dönüştürmeye çalışır. Dolayısıyla sağlıkla çalışırken asıl üzerinde
durduğumuz alan inançlardır ki benim bununla ilgili bir kitabım var.
S: Tüm bu çalışmalar, insanlara gerçekten umut veriyor. Problemlerine bir
çözüm bulmada yardımcı oluyor.
R: Kesinlikle, çözüm bulmada ve bu çözümü hızlandırmada. Anneme tekrar
dönecek olursak, ilk duyduğunda hiç umudu yoktu. Ve bu umutsuzluk
alanında kalmış olsaydı da eminim ki bir iyileşme gerçekleşmeyecekti.
NLP’nin bir bölümü de, umudu yeniden uyandırmaktır. Benim de kendimi
iyileştirmek işin yapabileceğim bir şeyler var, umudu. NLP, sayısız seçenek
sunuyor.
S: Sizce NLP’yi sadece kitaplardan öğrenmek yeterli midir? Öneriniz nedir?
R: NLP zihinsel bir proses değildir. NLP, iletişimle, ilişkilerle, aksiyonla,
etkileşimle ilgilidir. NLP fikri, kitapların içine konulabilir ve kitapları
okumak iyidir. Ben de kitaplar yazıyorum, 20’den fazla kitap yazdım.
Kitaplar çok değerlidir. NLP Üniversitesi’nde söylediğimiz bir şey var, “Bilgi,
kaslara ulaşmadığı sürece sadece bir rivayettir.” Ve kitaplar da bir şeylerin
kaslara ulaşması için en iyi yöntem değildir. Bu yüzden de biz NLP
Üniversitesi’ni kurduk ve insanlar da buraya geliyor, uygulama yapıyor ve
yaparak öğreniyorlar. Bu, bisiklete binmeyi, kitap okuyarak öğrenmeye
benziyor. Bunu kitap okuyarak öğrenemezsiniz, yardımcı olabilir, bir fikir
verebilir. Belki görselleştirmenize yardımcı olabilir ama yine de bisikletin
üzerine binip öğrenmeniz gerekir. Bence NLP’yi kitaptan öğrenmek,
problem de yaratabilir çünkü insanlar, bu kitapları okuyunca bunu
yapabileceklerini düşünebilirler ve hata yapabilirler. Bu da ne kendileri, ne
de diğer insanlar için iyi bir şey değildir. Dolayısıyla kitaplar, NLP hakkında
bir şeyler öğrenmek için iyidir ama NLP’yi gerçek anlamda öğrenmek
istiyorsanız, bunu, uygulayarak öğrenmelisiniz.
S: NLP’ nin, zihin gücü ve zeka üzerindeki etkileri nelerdir?
R: Öncelikle NLP, zihnin gücü hakkındadır. NLP, ne düşündüğümüz değil
daha çok nasıl düşündüğümüzle ilgildir. İnsanlar, zihnin gücü dendiğinde,
bunun, “Ne düşünmek?” ile ilgili olduğunu sanıyorlar ama NLP buna,
“Hayır.” diyor. NLP’de, “Nasıl?” önemli. NLP, zihin bilimine ve zekayı
geliştirmek isteyen insanlara “Nasıl?” prosesini veriyor. Bir örnek vermek
istiyorum, “Dahilerin Stratejileri” isimli kitap ve cd serilerim var ve burada
ben, Mozart, Einstein, Walt Disney, Leonardo Da Vinci gibi, çok yaratıcı
kişileri araştırıyorum. Bunu niye yapıyorum, Mozart’ın yazdığı müziklere ya
da Walt Disney’in animasyonlarına bakmıyorum. Bunlar, gerçekten çok
yaratıcı, zeki insanlar. Bu yaratıcılığı ve zekayı oluşturan şey ne? Bu sadece
ne çalıştıklarıyla ilgili değil, yaptıkları şeyin içeriğiyle ilgili değil, strateji
fikriyle, bunu “Nasıl?” yaptıklarıyla, “Nasıl?” düşündükleriyle ilgili. Mesela
Walt Disney’in, üç farklı düşünme aşaması var; hayalci, gerçekçi ve kritik.
Hayalciyi ele alacak olursak, o, nasıl hayal kuruyor? NLP, bunu gerçekten
parçalara ayırıp, insanlara nasıl hayal kurduğunu gösterebilir. Sadece
Mickey Mouse ile ilgili hayal kurmak zorunda değilsin, herhangi bir şey
hakkında hayal kurabilirsin. Aynı olay Mozart’ ta da var. Mozart çok özel bir
hal yaşar ve bu hal içerisinde, müzik onun içinden, onun bedeninden
akmaya başlar. Bir rüyadaymış gibi, müziğinin ona geldiğini ifade eder. Siz
de bu hayalci fazını, sadece müzikte değil, hayatınızdaki her alanda
kullanabilirsiniz. Dolayısıyla NLP, zihnin gücünü, zekayı, modelleme prosesi
yoluyla arttırır. Modelleme, başkalarının bir şeyleri nasıl yaptığını
modellemektir. Leonardo Da Vinci nasıl düşünür, Mozart nasıl müzik yazar,
Walt Disney nasıl film yapar, vs. Ve her biri de arkalarında, bir ekol
bırakmışlardır. İnsanlar onlar hakkında yazılar yazmışlar, başkaları onlar
hakkında bilgi vermiş, röportajlar yapmışlardır. NLP bunu şöyle tanımlar,
fark yaratan farklılıklar. Zihinlerini nasıl kullanıyorlar, sadece kognitif zihin
değil, yaratıcı bilinçaltı, somatik zihin, alan zihni dediğimiz alanı nasıl
kullanıyorlar.
S: Anksiyete ve stres günümüzün problemleri. Zihnimizi, bunların zararlı
etkilerinden korumak için neler yapabiliriz?
R: Öncelikle “korunma” kavramı oldukça ilginç çünkü şöyle bir paradoks var,
kendimizi anksiyeteden korumak isterken daha fazla anksiyete yaratırız
çünkü kendimizi güvende hissetmeyiz. Dolayısıyla NLP’de, korunmaktan
çok, bize yardımcı olacak kaynaklarımızla bağlantıda olmak kavramı vardır.
Ve aynı zamanda anksiyete ve stresin pozitif niyetini de belirlemek vardır.
Bu yüzden NLP der ki, anksiyete ve stres, kendinizi korumanız gereken kötü
şeyler değildir, anksiyete ve stresin pozitif bir niyeti vardır. Ve eğer bu pozitif
niyeti bilirseniz, anksiyetenin, sizin için pozitif anlamda ne yapmaya
çalıştığını anlarsanız, sonra buna, sahip olduğunuz başka kaynakları
ekleyebilirsiniz ve bu pozitif niyeti, başka bir yolla başarabilirsiniz. Daha
sağlıklı, daha yaratıcı, daha özgür bir yolla. Bu, NLP’nin temel yaklaşımıdır.
Anksiyete ve stres, kendimizi korumamız gereken kötü şeyler değil, doğal
proseslerdir. Ama onları, daha derin olarak anlamaya başlarsak, o zaman
onları dönüştürebiliriz. Yaptığımız işlem budur, pozitif niyeti bulup,
kaynakları taşımak.
S: NLP, spiritüelliğe yardımcı olur mu? Çünkü NLP’de “Alan” kavramını
kullanıyorsunuz ve bu da, içinde spiritüellikle ilgili bir şeyleri barındırıyor
diye düşünüyorum.
R: Tabii ki. Yazdığım kitaplardan birinin adı, “Ruhun Araçları” (Tools Of The
Spirit) dır, spiritüellik ve NLP ile ilgilidir. NLP’nin önemli noktalarından bir
tanesi de, NLP, subjektif deneyimlerin yapısının araştırılmasıdır. Biliyoruz ki
insanlar, spiritüel deneyimler yaşıyorlar ve bunlar, bazı insanlar için
oldukça güçlü deneyimler. Genel olarak NLP’de ruh, ruhsallık gibi
kavramlara biz, kendimizden daha büyük bir şeyin parçası olmanın subjektif
duygusu, subjektif hissi, diyoruz. Dolayısıyla ben, kendimden çok daha büyük
olan bir şeyin bir parçasıyım. Bu da, “Büyük Alan” kavramıdır. Ben varım
ama ben izole olmuş bir şekilde, tek başıma değilim. Bu yüzden, ben kavramı
bir çeşit “Transpersonel” histir. NLP’nin, spiritüelliğe çok fazla yardımcı
olduğunu düşünüyorum. Netlik yaratmamıza, daha fazla farkındalık ve
değer katmamıza yardımcı olur. Spiritüellik duygusu, hayatlarımızda çok
farklı alanlarda, muazzam bir kaynak yaratabilir. Bulduğumuz şeylerden bir
tanesi de, en yaratıcı ve başarılı insanların, sıklıkla spiritüelliğin, kendi
farkındalıklarından, egolarından çok daha büyük olan bir şeyle bağlantıda
olmanın önemi hakkında konuşmalarıdır. Bizim çalışmalarımızdaki
modellerden biri olan, zihinsel seviyelerin en tepesinde, spiritüellik vardır.
Benim hissiyatım, benden daha büyük olan bir şeylerin katkıda
bulunduğudur. Bence en nihayetinde, NLP’nin amaçlarından biri de sağlıklı
bir spiritüellik oluşturmak ki, dinden veya bir inanç sisteminden
bahsetmiyorum, bireysel olarak veya grup olarak hissettiğimiz, subjektif
duygu, kendimizden daha büyük olan bir şeye hizmet etmektedir.
S: Kendi deneyimlerimden ben de şunu söyleyebilirim ki, NLP ile
spiritüelliğe ulaşmak, en sağlıklı yollardan bir tanesi. Bu, NLP ile başlamalı
ve o yolla devam etmeli diye düşünüyorum.
R: Bence spiritüellik kavramı, soyut ve çok büyük olmak zorunda da değil.
Bir ailenin parçası olmayı hissetmek, bir takımla çalışıp onun bir parçası
olmak, bir şirkette çalışmak ve o şirketin bir parçası olmak, benden büyük
olan bir şeyin parçası olma hissi. Bu, mutlaka çok büyük ve soyut olmak
zorunda da değil. Yaratıcı olan, deha olanlar için bu alan kavramı, çok büyük,
çok ama çok güçlü. Ama ben, ailemin bir parçası olmayı da hissedebilrim.
S: NLPU hakkında soru sormak istiyorum mümkünse. NLPU, ne zaman ve
nasıl kuruldu?
R: NLPU, 20 yıldan daha uzun bir süre önce, 1991 yılında kuruldu. O zaman,
Teresa Epstein’in eşi olan Todd Epstein ile birlikte çalışıyordum. Ve biz,
1979-1980’lerde, Bandler ve Grinder ilk sertifikasyon programlarını
yapmaya başladıklarında, birlikte çalışıyorduk. O tarihlerde, 1982’de,
Dynamic Learning Center’i kurduk. Ve o dönemde, değişik programlar,
değişik konu başlıklarıyla çalışıyorduk. Biz, seminerlerimize burada,
üniversitede başladık, çünkü NLP burada başlamıştı. İlk “Trainer”
eğitimimizi de 1989 yılında yaptık. NLP’nin evinin, Santa Cruz’da olmasına
karar verdik. Bunun sadece, bir enstitü veya bir iş olmasını istemiyorduk,
biz gerçekten, ikimiz de gerçekten, NLP hakkında tutku doluyduk, bu yüzden
bunun tam bir eğitim imkanı sağlamasını istiyorduk. Bu, bizim vizyonumuz,
hedefimizdi. Burası öyle bir yer olmalıydı ki, dünyanın her yerinden insanlar
gelebilmeliydi ve öğrenebilmeliydi. NLP sadece, “Tamam, ben buna katılırım
ve bununla para kazanırım.” denilen bir şey değildir. Daha sonra,
başladığımız yıl Judith de bize katıldı. Üçümüz, bu kursları geliştirdik ve
sadece bu kursları da değil, en başından itibaren “Learning Community”
(Öğrenim Topluluğu) de oluşturduk. Çünkü bizim deneyimimize göre de, biz
buna başladığımızda da, NLP sadece “araçlar” veya “teknikler” değildi.
Birlikte olduğun insanlar, içinde bulunduğun kontekst, yaşam için
öğrenmeyi en zengin ve en anlamlı hale getiriyordu. Böylece de üniversite
kavramını geliştirdik ve bunun üniversite kampüsünde olmasını tasarladık.
Çünkü bu, NLP’yi öğrenmek hakkında idi, sadece teknikleri öğrenmek
değildi.
S: NLPU’ da sertifikasyon programlarınız var. Bununla ilgili bir şeyler
paylaşır mısınız bizimle?
R: Bu, “Bütünsel Eğitim” kavramına uzanıyor. Gerçekte, NLPU’ ya ilk
başladığımızda, ilk vizyonumuz, bir temel kursumuzun olacağıydı ve
sonrasında da insanlar dört farklı yoldan birini seçebilecekti ki bunlar;
sağlık, liderlik, yaratıcılık ve eğitimdi. NLP’nin, bu alanlarda özel olarak nasıl
kullanılabileceğini oluşturacaktık. Zamanla tüm bunlar, bizim Practitoner
(Uygulayıcı), Master Practitioner (Usta Uygulayıcı) programlarımızda
entegre oldular. Ama her zaman biliyorduk ki, NLPU, sertifikasyon
programları etrafında toparlanmalı. Bu programlar, ilk uygulamaya
başladığımızda, hemen hemen 4 haftaydı. 24-25 gün gibiydi. Zamanla bunu
azalttık, 3 hafta gibi oluşturduk ama içeriği hiçbir zaman kısaltmadık. Bu
kurslarımızın standartlarının her zaman çok yüksek olması için başka
yollar aradık. Yıllar boyunca NLPU, pek çok olaya sponsorluk yaptı ve
dünyanın her yerinden eğitmenlerle bir araya gelerek, NLP Practitioner,
Master Practitioner, Trainer (Eğitmen) programlarına nelerin dahil
olduğunu tartıştık ve değerlendirmelerin nasıl yapılabileceğini belirledik.
Uluslararası eğitmenlerle toplantılar yaptık ve bir kişiyi sertifikasyon sahibi
yaptığımızda, bunun anlamının ne olduğunu ve bunu nasıl bilebileceğimizi
konuştuk. Bu sebepledir ki, bizim sertifikasyon programlarımız, çok fazla
mesai yaparak, bunun hakkında çok fazla konuşup, tartışarak oluştu ve bu
programlar, kişilerin gelip, bir süre burada kaldığı ve parasını ödeyip,
sertifika sahibi olduğu programlar da değildir. Gelen kişilerin, buradan çıkıp
giderken, davranışlarındaki değişikilikleri görmek isteriz ve sahip oldukları
becerilere, gerçekten sahip olduklarını garanti ederiz. Kişiler bu becerileri
gösterirler ve bu, bize bir geri bildirim olur. Aynı zamanda, daha yeni
başlattığımız, Master Trainer (Usta Eğitmen) programımız da var. Bir de,
Coaching (koçluk) ve Modeling (modelleme) sertifikasyonu dediğimiz bir
program var. Bu program, koçlarla ilgilidir ve aynı zamanda davranışsal
modelleme hakkında özel bir kurstur.
Tüm bunlar, NLPU’da gerçekleştirdiğimiz ana kurslardır. Temelimiz, NLP
Practitioner, NLP Master Practitioner ve NLP Trainerdir. Ve bir de Master
Trainer var. Ama bunu her zaman gerçekleştirmiyoruz.
S: Evet, hatırlıyorum. Geçen sene bu kurs vardı.
R: Evet, bunu geçen sene yaptık ama 2014’e kadar beklemeye karar verdik.
Bu programın amacı, kişilerin bir affiliate (bağlı şirket)e hazır olmalarını ve
NLPU ile güçlü bir bağlantılarının olmasını sağlamaktır.
S: Ve aynı zamanda affiliation programlarınız var.
R: Evet var. Trainer programının içinde iki şey var biliyorsun; evrensel
eğitim ve danışman topluluk. Bu topluluğu, 1997’den beri geliştiriyoruz, yani
15 yıldan fazla bir süredir. Bu toplulukta, tüm dünyadan, yüzlerce kişi var.
Bu kişiler, bizim Trainer kurslarımızdan mezun oldular. Bu kişilerin,
enstitüleri var. Aynı zamanda diğer eğitmenlere de açık olmaya ve onlarla
entegre olmaya çalışıyoruz. Bu, bizim NLP eğitmenlerimizden oluşan bir
topluluk. Web sitelerimiz var. Burada, fotoğraflar, bilgiler, bağlantıda olmak
için bilgiler var. Ama kişiler, bunun da ötesine, daha ileriye gitmek için
bazen NLPU programlarını kullanmak istiyorlar. Çünkü biliyorsun,
kendimize ait dökümanlarımız, materyallerimiz var. Bir öğretim
programımız, işi yapış şeklimiz var. Dolayısıyla, Master Trainer programının
bu kısmında, kişiler NLP’yi kendi kültüründe, kendi stilinde öğrenmek için
üniversitemize geliyorlar. İki şey var; bir tanesi “Yetki” dediğimiz, insanların
NLPU materyallerini kendi kurslarında kullanmaları ve affiliation ile
Practitioner kurslarını yapmaları. Bunun sonunda da, Judith De Lozier ve
ben, bu sertifikaları imzalarız. Tıpkı buraya, NLPU’ ya gelen kişilerin
sertifikalarını imzalamamız gibi, aynı şeklide trainerların enstitülerindeki
sertifikaları da imzalarız. Dolayısıyla affiliationdaki amaç şudur, birbiriyle
bağlantılı bir yolculuk ve ortaklık, yani birlikte çalışmak gibi. Şimdi bizim,
Hong-Kong’da, Şili’de, Çin’de, Brezilya’da, Avrupa’da, affiliationlarımız var.
Şu anda vizyonumuz şu, NLPU’nun, tüm dünyada affiliationlarının olması.
Bunun önemli bir kısmı şu ki, biz burada, California’da, İngilizce diliyle
sınırlanıyoruz ama NLP sınırlanmamalı, NLPU sınırlanmamalı.
S: O zaman, affiliation yapabilmek için önce Master Trainer programını
bitirmek gerekiyor.
R: Evet, önce Master Trainer programı. Bunu yapabilmek için de kişi Master
Practitoneri bizde yapmalı. Ama böyle değilse de gelip bizde kaynak kişi
olarak bulunmalı. Çünkü amaş şu, bizim Master Practitioner-Trainer
programlarımızı nasıl yaptığımızı görmeliler. Bu sadece bizim Master
Trainer programımızı bitirmek değil, aynı zamanda Master Practitioner ve
Trainer programlarımızı nasıl yaptığımızı bilmeleridir.
S: Peki uzaktan öğrenme programları için ne düşünüyorsunuz?
R: Bu tip programları daha öncesinde de uyguladık (10 yıl kadar). Biz bunu
ilk yaptığımızda internetten değildi, CD’lerle gerçekleştirdik. Ama öncelikle
şunu söyleyebilirim ki uzaktan öğrenme herkes için uygun değil. Çünkü
kişilerin çok farklı öğrenme stilleri var, farklı desteklere ihtiyaçları var. Ama
iyi bir uzaktan öğrenme programıyla birlikte, fark ettik ki kişiler çok fazla
şey öğrenebilirler. Bu programlarla, kişilerin kendilerini ne kadar yüksek
kaliteyle geliştirdiklerini de gördüğümüz oldu. Kendimizi sürekli olarak
geliştirdiğimiz ve bu programların verimli olmasını istediğimiz için, ilk altı
gününün online olarak yapılacağı, bu yıl ilk defa olarak gerçekleştirilecek
olan Practitioner programına başlıyoruz. Neticelerini, nasıl çalıştığını, bir
sonraki aydan önce bilemeyeceğiz ama bu konuda kendime oldukça
güveniyorum. Bunu yapmaya başlamamızın sebeplerinden bir tanesi de,
Judith emekli oluyor. Sistemden çıkmayacak ama giderek daha az bilfiil
çalışacak. Kişilerin, Judith’den bir şeyler öğrenme şanslarını kaybetmelerini
istemiyoruz. Bu yüzden, bu görüntüleri videolara kaydedersek, egzersizleri
online olarak hazırlarsak, kişiler Judith’den sonsuza dek bir şeyler
öğrenebilirler. Bu bizim, ikinci uzaktan öğrenme programımız. Bunu, daha
önce de CD lerle yaptık. Şimdi, bunu internetten yapıyor olacağız. Bence,
biliyorsun teknoloji giderek daha da iyi hale geliyor. NLP’nin bir kısmı,
bisikleti sadece binerek öğrenmek gibidir. Ama diğer kısmı da, demoları
izleyerek, dinleyerek, gözlemleyerek öğrenmektir. Dolayısıyla bu unsurları,
videoya yükleyebiliriz. Tabii ki bunları, buraya gelip, burada izlemekle aynı
değil. Ama yine de buradan pek çok şey öğrenebilirsiniz. Buradaki fikir şu,
programın bir kısmını uzaktan öğrenmeyle yapıp, diğer kısmını da buraya
gelip, gruba katılarak tamamlamak. Buna şu ismi veriyoruz, (blended
learning) harmanlanmış öğrenme. Bir kısım uzaktan, bir kısım burada.
Bunu Master Practitioner için de yapmayı planlıyoruz. Belki Trainer için de.
S: Eğer sakıncası yoksa kişisel bir soru sormak istiyorum. Sizi her zaman
çok hoşgörülü biri olarak görüyorum. Hiçbir zaman sinirlendiğinizi
görmedim. Kendinizi geliştirmek adına, kişisel hikayeniz nedir? Kendilerini
geliştirmek isteyen ve kendisinin en iyi versiyonunu bulmak isteyen kişiler
için önerileriniz nelerdir?
R: Öncelikle şunu söylemeliyim ki, NLP’ ye gelişimin sebebi, kendim ile
ilgiliydi. Gösterdiğim her türlü gelişimde, ben her zaman ilk danışandım. Ve
hatırlıyorum, yıllar yıllar önce, Richard Bandler şöyle demişti, “Eğer
tekniğiniz Robert’ da işe yaramıyorsa, hiç kimsede işe yaramaz.” Çünkü
bana göre, içinde iyi bir şeyler olan herhangi bir şeyi ben isterim. Dolayısıyla
ben kolay bir demo kişisiyim. Ama bu, ilk olarak tutku ve keyif şeklinde
başladı. Bu yolla da, doğal olarak kendinin en iyi versiyonu oluyorsun. Kendi
kapasitemin en iyisini yapıyorum ve insanlara yardım ediyorum duygusunu
hissettiğinde ki ben bu yüzden buradayım ve NLP’yi öğretiyorum ve bu
sebeple de NLPU’yu kurdum. Çünkü, insanların çiçek açtığını görmek, daha
fazla kendileri olduklarını, daha fazla yaratıcı olduklarını, daha mutlu, daha
sağlıklı olduklarını görmek, en büyük mutluluk. Bu tıpkı, bahçenize bir
şeyler ektiğinizde, bahçenizi güzel görmek istemek gibidir. Bu yüzden de
bahçenize dikkat edersiniz, etmek istersiniz. Ve bence en doğal var olma
yolumuz, kendimizin en iyi versiyonu olmak. NLP’nin en temel kavramı
budur. Bazı programlarımız vardır ki bunlar, Bandler ve Grinder’in dediği
gibi, bazı silme-bozma-genellemelerdir. Ve bunlar sonra, bizim olurlar.
Dolayısıyla NLP benim için her zaman, büyümenin bir yolu oldu ve bu yolda
ben sadece NLP’yi de kullanmadım. O yüzden burada 5 Rhtym var, John
Amaral’ın yaptığı çalışmalar var. Sürekli olarak, başka insanların neler
yaptıklarını araştırıyorum ki kendimi geliştireyim. Ve aslında amacım, bu
araştırdığım şeyi NLP’nin içine almaktır. Eğer geliştirme imkanı olan bir
şeyleri bulursam, o zaman onu NLP’den modeller ve NLP’nin içine dahil
ederim.
S: Asla durmuyorsunuz sanırım. Sürekli araştırıp, geliştiriyorsunuz.
R: Umarım durmam. Çünkü hayat, sürekli büyümek, gelişmek, keşfetmek
adına mükemmel.
S: Çok çok teşekkür ederim, bu güzel ve bilgi dolu röportaj için. İlave etmek
istediğiniz bir şey var mı?
R: Rica ederim, ben teşekkür ediyorum ve bu aynı zamanda benim için bir
zevkti. Şunu ilave etmek isterim ki, misyonum, vizyonum, insanların dahil
olmayı isteyecekleri bir dünya yaratmaktır. Bence NLPU bununla ilgili,
hayatım bununla ilgili. Güney-Amerika’ya, Asya-Avrupa gibi yerlere
gittiğimde, her zaman bu dünyaya ait olmak isteyen insanlar olduğunu
görüyorum. Sevgiler.